Evlilikte Çatışma Nedenleri

Evlilikte Çatışma Nedenleri

 

  1. Statü ve Denklik

Evli olan çiftler ’in yaşam tarzları, yaşamış oldukları hayattan beklentileri, kültürel yapıları, aile içi yapıları, iş hayatlarında bulundukları konumlar, evlilikten beklentileri ve buna benzer birçok örnek statü ve denklik kavramına örnek olarak verilebilir. Bu tarz örneklerin ortak yönü ise çiftler arasında bir uyumu teşkil etmedikleri süre zarfından çatışmalara neden olabilme potansiyellerinin yüksek olmasıdır. Özellikle çiftlerin evlilikten olan beklentilerinin uyuşamaması var olan evliliğin bozulmasına hatta tamamen bitmesine kadar yol açma olasılığı vardır.

 

  1. İletişim Eksikliği

Evlilikte iletişim eksiklikleri, hem kadın hem de erkeğin hissettikleri, düşündükleri, istekleri konusunda diğer tarafa açık olmaması sebebiyle oluşur. Karşı tarafa hisleri, düşünceleri hakkında yeteri kadar bilgi vermeyen taraf, karışışındaki kişinin kendisini anlamasını beklemek gibi bir hataya düşer. Oysa karşı tarafın eşinin duygularından, düşüncelerinden ya da isteklerinden haberi yoktur. Evlilikte iletişim eksiklikleri, tarafların birbirleriyle alakalı beklentileri karşılanmadığı zamanlarda da ortaya çıkabilmektedir. Her iki tarafın farklı beklentilerinin olması ve bu beklentilerin diğer tarafça karşılanmaması beklenti içerisindeki eşte kızgınlık, kırgınlık gibi duygulara sebep olabilir ve nihayetinde de iletişim eksikliği ortaya çıkar.

 

  1. Sorumlulukların Eşit Dağılmaması

Mutlu bir evlilikte rollerin ve sorumlulukların paylaşımı çok önemlidir. Roller ev işlerinin paylaşımı, çocukların bakımı, ekonomik meselelerde karar verme, izin ve tatil günlerinde ne yapılacağı gibi her konuda olabilir. Geleneksel, ataerkil ilişkilerde rol dağılımı farklı, eşitlikçi modern ilişkilerde farklı olabilir. Önemli olan karşılıklı kabul ve memnuniyettir. Baskın rolün eşit dağıtılması huzur ve mutluluğu arttırır. Bu tarz sorumlulukların eşit dağıtılması için gereken süreçte ise çiftlerin iletişiminin kuvvetli olması ve birbirlerine karşı tolerans eşiklerinin yüksek olması verimli bir etmen haline dönüşecektir.

 

  1. Cinsel Uyum

Cinsel birliktelik hem bireysel iyi oluş hali hem de ilişkinin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Cinsellik, çiftler arasında fiziksek yakınlığa ve bağ kurmaya yardımcı olur ve cinsellik sırasında salgılanan endorfin ve oksitosin gibi hormonlar, bağlanmayı ve hazzı pekiştirerek çift için duygusal yakınlığa ve kendilerini güvende hissetmelerine sebep olur. Çiftlerin kendilerine karşı duygusal yakınlık ve güvende hissetme durumu gerçekleşmediği takdirde sağlıklı bir cinsel uyumdan uzaklaşılır bu da evlilikte çiftler arasında çatışmalara sebep olabilmektedir.

 

  1. Evliliğe Yüklenen Anlam

Evliliğe yüklenen anlam çeşitli kültürlerde ve her bireyde farklılık gösterebilmektedir. Farklılık gösteren bu husus çiftlerin ortak noktada buluşması gereken evliliğin temel yapı taşlarındandır. Çiftler arasında evliliğe yüklenen anlamdaki farklılaşma beklenen beklentilerin uyuşmaması ve aile olma kavramının çiftler arasında tam olarak anlaşılamaması evlilikte çatışmalara neden olabilmektedir.

 

  1. Benliğin Farklılaşması

Kişinin, bir gruba ya da ilişkiye ait olabilirken, o ilişkinin içinde, kendi fikirleri, grubun fikirlerinden farklı olsa dahi, rahatça söyleyebilmesi demektir. Şefkatli dil yapısını kullanırken, bir başkasının fikrini dinleme ve anlamaya gönüllü, farklı görüşleri tehdit olarak kabul etmeden, birilerinin etkisinde kalmadan, özerk davranışta bulunma yetisidir. Basit bir ifadeyle topraklamak gerekirse; hem birini çok sevip, önemserken, hem de ondan bağımsız ve farklı düşünebilme/davranabilme konusunda açık olabilirim düşüncesidir. Bazen birliktelik yaşarken, bireyselliği ihmal ettiğimiz ve kendi önceliklerimizle, diğerinin önceliklerini aynılaştırmaya çalıştığımız olabiliyor. Bu kavramların anlaşılması, ilişkilerde, çiftlerin birbirine müdahale etmesini azaltırken, çatışmalar esnasında, karşı tarafı daha kolay anlayabilmeyi sağlar. Benliğin farklılaşması durumu bireyin fikirlerini rahatça ifade edememesi durumunda evliliklerde çatışmalara sebep olabilmektedir.

 

Son 5 yıldır yapılan çalışmalar göstermektedir ki Çift ve Aile terapisi seansları 12 kat daha fazla tercih edilmektedir. Günümüzde bu tür seanslar istekten ziyade artık zorunluluk haline gelmektedir. PDR Merkezi olarak 20 yıla yakın süredir sektörde gerekli tüm danışmanlık hizmetlerinde olduğu gibi Çift ve Aile danışmanlığı hizmetinde de alanında uzman kadrosuyla hizmet vermekteyiz. Kayseri de sektörün öncüsü olarak bu alandaki tecrübelerimizi siz değerli danışanlarımıza aktarmak isteriz.

 

 

 

 

WordPress Video Lightbox