DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE OLAN ÇOCUKLARIN ÖĞRETMENLERİ İÇİN TAVSİYELER

DEHB ye sahip çocuklarla birlikte yaşamak  çevreleri için zor olduğu kadar kendileri için de zordur. Bu çocuklar hem fiziksel aktivitelerinde hem de duygu kontrolleri açısından çok hareketlidirler. Bu durum onların psikolojik sağlamlıklarını olumsuz etkilemektedir.

DEHB li çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri “Bu çocuk ne isterse onu yapıyor” gibi bir yorumda bulunabiliyorlar. Oysa DEHB’de temel sorun, kişinin belirli bir işle ilgilenirken o sırada, içinden gelen başka bir şey yapma isteğine engel olamamasıdır (Sürücü, 2003). Bununla birlikte öğrencinin yeni, ilgi çekici bir ortamda bulunması, davranışlarının ödüllendirilmesi ya da yoğun dikkat gerektirmesine karşın sevdiği bir etkinlikle uğraşması durumunda davranış problemlerinin azaldığı gözlenmiştir (Krowatschek, 2002; Lauth ve Schlottke, 2002; Lauth vd., 2007).

DEHB’li öğrencilerin, meraklı ve heyecanlı ve enerji dolu olmaları, diğer insanlarla kolay iletişim kurabilmeleri, adalet ve adaletsizlik konularında oldukça duyarlı olmaları, sempatik olmaları, risk almayı sevmeleri, şakacı ve empatik olmaları gibi birçok olumlu özellikleri tespit edilmiştir (Lauth vd., 2007; Neuy-Bartmann, 2005; Schröder, 2006; Simchen, 2003). Fakat bu olumlu özelliklerinin çevre tarafından göz ardı edilmesi bu çocukların uyum sorunlarının daha da artmasına neden olabilmektedir. Bu sorunlarla baş etmede ise özellikle öğretmen davranışları önem kazanmaktadır (Ackermann-Stoletzky ve Stoletzky, 2004). Eğer öğretmenler, bu öğrencilerin meraklarını, enerjilerini ve yaratıcılıklarını, öğrenme sürecinde yapıcı bir biçimde kullanabilirlerse, sınıf ortamındaki zarar verici davranışları ile daha kolay baş edebilirler (Ackermann-Stoletzky ve Stoletzky, 2004; Farnkopf, 2002).

Size verebileceğim tavsiyeler çocukların psikolojik dayanıklığını artırma, yönergelere uymayı kolaylaştırma, ani duygusal iniş ve çıkışlarıyla baş edebilme, sınıf içi sorumluluklarını yerine getirmeyi kapsar

  • Ani duygusal tepkileri için nefes egzersizleri ve kas gevşeme egzersizlerine yer vermek.
  • Sözel yönergeleri takip etmiyor veya etkinliklere katılmıyorsa sözlü yönergeler yerine;
    • Koluna hafif bir dokunuş yaparak yüzünüze bakmasını beklemek.
    • Dinlemediğini hissettiğinizde ‘ben az önce ne söyledim tekrar eder misin?’ gibi sorular sorarak dikkatini çekmek.
    • Aynı cümleyi ikiden fazla tekrar etmemek (duyarsızlaşıyor)
  • Hİper odaklanma yaşadığı zamanlarda net sınırlar çizmeniz çok önemli. ‘Elindekine odaklandığını biliyorum ama şimdi bu etkinliği devam ettirmen gerek’. Bu yöntem işe yaramıyorsa yine nefes almasını istemek ve elindekini bırakmasını istemek gerekir. Yine de bırakmak istemiyorsa daha katı bir sınır çekerek ‘şimdi elindekini bana vermeni istiyorum çünkü bu senin dikkatini dağıtıyor’ diyerek dikkat konusunda kendisini biraz zorlamasına destek olmak gerekir.
  • Küçük ilerlemelerinin dikkate alınması ve pekiştirilmesi önemli olan bir diğer konudur. Bu öğrenciler sadece sonuca göre değil, herhangi bir konuda çaba göstermeye başladığı an ödüllendirilmelidirler
  • Özellikle sözel övgü kullanılırken, öğrenciler üzerinde baskı yaratabileceği düşünülerek genelleştirilmiş ifadelerden (“Seninle gurur duyuyorum”, “Sen bir dahisin” ya da “Yakında sınıfın en akıllı çocuğu olacaksın” gibi) kaçınılmalıdır. Bu noktada “Dikkatini iyi bir şekilde topladığını düşünüyorum.”,“Matematik ödevini yapmak için gerçekten çok çaba gösteriyorsun.” gibi ifadelerin daha uygun olduğu söylenebilir (Freed ve Parsons, 2001)
  • Hiperaktif çocuklara sınır koymak normal çocuklara göre daha zorlayıcıdır. Çoğu ebeveyn ve öğretmen kendini çaresiz hisseder. Bu duygular çok insancadır. Zamanla, istikrarlı ve tutarlı olarak aynı yöntemleri tekrar ve tekrar sabırla uygulamak değişimi ve gelişimi getirir
  • Bir etkinliğe başlıyor fakat dikkati başka bir alan yöneliyorsa o halde dikkati tekrar asıl etkinliğe çekmek için yapabilecekleriniz;
    • ‘Beşe kadar sayıyorum, etkinliğine dönmen gerek’ deyip dönmediği taktirde fiziksel temas kurarak etkinliğe yönlendirmek önemlidir. Her saymanız bittiğinde fiziksel temas ( elinden tutma, kolundan tutma, yüzüne dokunarak size bakmasını sağlama, omuzuna ve koluna dokunma) kurduğunuz taktirde belli bir zaman sonra saymaya başladığınızda size yönelecektir.
    • ‘Neden’ ile başlayan sorular sormamaya çalışın. Çoğu zaman bir nedeni yoktur.
    • Eğer o etkinliğe ilgisi yoksa fazla zorlamadan sınıf düzenini bozmayacak şekilde sessizce oturabileceği seçeneği sunmak. Genelde hareketli olduğu seçeneği tercih ederler.
    • Hiçbir zaman kendi halinde bırakmamak önemlidir. Otoriteyi kabullenmesi için kontrolün öğretmende olduğunu bilmesi gereklidir.
    • Uyarıları bir defa sözlü yapmak yeterlidir. Sonrasında fiziksel temas kurmaya çalışın.
    • Bu yöntemlere rağmen etkinliğe dönmüyorsa etkinliğe farklı bir içerik eklemek veya çıkarmak faydalı olabilir. Bunun için PDR Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.

Kayseride psikoloji alanında yaklaşık 20 yıldır hizmet veren PDR MERKEZİ

Kayseri ilinde sektörün her zaman öncüsü durumundadır..

Kayseri psikolog

 

WordPress Video Lightbox