ŞU AN AKLIMDAN NE GEÇİYOR?

ŞU AN AKLIMDAN NE GEÇİYOR?

Araştırmalar göstermektedir ki insanın zihninden saniyede ortalama 50 bin düşünce geçmektedir. İnsanların yaşadıkları olaylara göre bu düşünceleri yorumlama biçimleri değişmektedir. Bu düşünceler ve yorumlayış biçimleri kimi zaman gerçeklikten uzaklaşabilir. Yaşanılan olumsuz olaylar sağlıklı bir şekilde geçirilmemişse eğer olumsuz ve bozulmuş düşünce yapıları meydana gelebilmektedir.

Bilişsel çarpıtmalar ise bireyin olaylar karşısında zihninde beliren otomatik bir şekilde ortaya çıkan genellikle gerçeği tam ve doğru yansıtmayan düşüncelerdir. Bilişsel çarpıtmalar bireyin olayları olumsuz bir biçimde yorumlayıp değerlendirmesine sebep olur.

Bilişsel çarpıtmaların sık kullanımı kişide depresyon, okb, yaygın anksiyete bozukluğu, öfke kontrol sorunları gibi psikolojik problemlere sebep olabilmektedir.

BİLİŞSEL ÇARPITMALAR:

Keyfi Çıkarsama: Bireyin yaşadığı olayların neticesinde o neticeyi destekleyen herhangi bir kanıt olmadan o olayla ilgili tam tersi bir yorumda bulunmasıdır. Örneğin bir arkadaşımızın “Bugün çok güzel olmuşsun” ifadesine karşılık “Bana acıdığı için böyle söylüyor” şeklinde yorumlamaktır.

Hep ya da Hiç Biçiminde Düşünme (siyah beyaz veya ikili düşünme): Yaşanılan her türlü olayda olumlu veya olumsuz bir şekilde aşırı uçlarda düşünme halidir. Girdiği sınavda 90 alan bir öğrencinin 100 almadığım için başarısızım demesi hep ya da hiç biçiminde düşünme şeklidir.

Zihin Okuma: Bireyin diğer insanların aklından geçenleri okuyabildiğini, bilebildiğini düşünmektir. “Suratı asık olduğuna göre bana sinirlendi, aramalarıma cevap vermediğine göre beni sevmiyor”

Aşırı Genelleme: Kişinin yaşanan birkaç olay doğrultusunda hayatındaki diğer tüm olayları kapsayan bir sonuç çıkartmasıdır. Örneğin eşi tarafından aldatılan bir kadının artık hep aldatılacağım, beni kimse sevmeyecek şeklinde düşünmesidir.

Etiketleme: Yaşanılan olayların sonucunda kişinin kendisine veya diğer kişilere etiket yapıştırmasıdır. İki yakın arkadaştan birinin diğer kişiyi eleştirmesi sonucunda bireyin o kişiyi nankör olarak etiketlemesi.

Duygusal Çıkarsama: Aksi kanıtlar olmasına rağmen yalnızca o şekilde hissettiği için bir durumun doğruluğuna inanmaktır. “Elimden geleni yapıyorum ancak başarısız olduğumu hissediyorum.”

Küçümseme veya Büyütme: Bir olayı veya durumu olduğundan çok büyük veya çok küçük görmektir. Bu düşünce tarzında kişi başarılarını küçültürken hatalarını büyütme eğilimindedir. Sunumumu yaptım ama bu benim yeterli olduğum anlamına gelmez, sadece şansım yaver gitti.

Ya Olursa: Bireyin kendine sürekli olmayan veya olmayacak durumlar hakkında soru sormasıdır. Ya bana araba çarparsa, ya işten kovulursam….

-Meli, -Malı: Bireyin kendinin ya da diğer kişilerin nasıl olması nasıl davranması gerektiği konusunda bir kalıba sokmasıdır. Her şeyi doğru yapmalıyım, beni herkes sevmeli…

Kişiselleştirme: Kişinin yaşanan bütün olaylarla kendini bağdaştırmasıdır. Arkadaşlarımı akşam yemeğe çağırmıştım, evlerine dönerken kaza yaptılar, bu benim suçum çağırmasaydım kaza olmayacaktı.

Felaketleştirme: Yaşanılan olaylarda olabilecek bütün senaryoları yok sayıp sadece olumsuz olan sonuca odaklanmaktır. Araba sürmeyi öğrenmek istemiyorum çünkü birine çarpabilirim.

Geleceği okumak: Geleceğe dair olumsuz kehanetlerde bulunmaktır. Bugün iyi hissetmiyorum kesin başıma bir iş gelecek.

Olumluyu yok saymak: Karşılaşılan olayların olumlu yönlerinin görmemek yok saymaktır. Örneğin üniversiteyi herkes kazanabilir, şans eseri kazandım bu okulu.

KAYSERİ PDR MERKEZİ olarak bu alanda  ilaçsız bir şekilde mücadele edip 20 yılı aşkın süredir çalışmalar yürütüyoruz.

Kayseri’de psikoloji alanında yaklaşık 20 yıldır hizmet veren PDR MERKEZİ

Kayseri ilinde sektörün her zaman öncüsü durumundadır..

Kayseri psikolog

 

WordPress Video Lightbox