Kişilik Bozuklukları

Bir davranışın veya niteliğin kişiliğin bir bölümü olarak adlandırılabilmesi ve kişiliğin bir boyutu olarak görülebilmesi ve kalıcı bir niteliğe sahip olması ve birey tarafından uyum sağlamak amacıyla kullanılması gerekmektedir. Bu kalıcı kişilik özelliklerinin esneklikten yoksun bir nitelik kazanarak, kişinin çevresiyle ilişkilerinde zorlanması ya da kendi içinde sıkıntılara neden olacak boyutlarda yaşanması durumunda yani kişilik yapısının esnekliğini kaybettiği, uyumsuz olduğu ve sosyal veya mesleki fonksiyonlarda belirgin stres ve yetersizliğe neden olduğu durumlarda artık bir kişilik bozukluğu ortaya çıkmış demektir(Bilge, 2014; Geçtan, 2006).

A Kümesi Kişilik Bozuklukları

A kümesi kişilik bozukluğu yaşayan kişiler; içekapanık, soğuk, şüpheci veya mantıksız olarak tanımlanabilir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu:

Bu kişiler şüphecidir ve çok çabuk alınırlar. Genelde birkaç tane sırdaşları olur ve masum sözlerin gizli anlamlarını okuyabilirler. Bu hastalar, pek çok durumda, diğer kişilerin sadakatine ve güvenirliğine inanmazlar. Çünkü diğer insanların kendilerini kandırmak, incitmek veya sömürmek istediklerinden şüphe duyar ve kişisel bilgilerini paylaşmakta tereddüt ederler. Eşin veya partnerin sadakatsizliği ile ilgili temeli olmayan şüpheler ve hatta günlük olaylar ve konuşmaların gizli içeriği olduğu ile ilgili (yanlış) algılar, kinlenmelerine veya kızgınlıkla verilen ani tepkilere veya bu tür saldırılara yol açabilir.

Şizoid Kişilik Bozukluğu:

Bu hastalar sosyal ilişkileri önemsemezler, duygusal çeşitlilikleri çok kısıtlıdır ve eleştiri veya takdire karşı tepkisiz görünürler. Yalnız görünen bu kişiler yakın ilişkilerden (cinsel ilişki de dâhil) kaçınırlar. Bu hastalar, pek çok durumda izole kalmaya devam ederler ve kısıtlı bir duygusal çeşitlilikleri vardır. Aktivitelerinde yalnızlığı tercih eden bu kişiler aile ilişkileri de dahil olmak üzere yakın ilişkileri istemez ve bundan zevk almazlar. Bir ihtimal, akrabaları hariç yakın arkadaşları yoktur. Aslında, birkaç aktiviteden zevk alabilir hatta diğer insanlara karşı az da olsa cinsel istek duyabilirler. Duygusal olarak soğuk ve kopuk olan bu kişiler hem eleştiri hem de takdire karşı ilgisizdir.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu:

Kişiler arası ilişkiler, başkalarına sıra dışı ve garip görünen bu kişiler için oldukça zordur. Yakın arkadaşları yoktur ve sosyal ortamlarda rahatsız olurlar. Şüphecilik, sıra dışı algılar ve düşünceler, tuhaf bir biçimde konuşma ve uygun olmayan duygulanım gösterirler. Bu hastalar pek çok durumda, izole olma ve diğer insanlara karşı kısıtlı bir duygusal çeşitlilik gösterme eğilimindedir. Paranoid ve şüpheci düşünceleri vardır, hatta referans düşünceleri de bulunmaktadır. Kişisel yapmacık giyimleri, uygun olmayan veya kısıtlı bir duygu ile bir araya geldiğinde onlara tuhaf bir görüntü verir; konuşmaları belirsiz, sığ ve aşırı soyut olabilir. Garip algılar veya fiziksel duyulardan bahsedebilirler ve tuhaf davranışları doğaüstü düşünceler ve başka garip inançlardan etkilenir. Yüksek boyutta sosyal kaygı yaşadıkları için hiç yakın arkadaşları yoktur.

B Kümesi Kişilik Bozuklukları

B kümesi kişilik bozuklukları olan kişiler daha çok tiyatral, duygusal ve dikkat çekmeyi sevme eğilimde olurlar; duygu durumları değişken ve genellikle yüzeyseldir. Kişiler arası ilişkilerde yoğun çatışma yaşarlar.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu:

Bu kişilerin sorumsuz ve genellikle suç teşkil eden davranışları, çocuklukta ve erken ergenlikte görülen, okulu asma, kaçma, zalimlik, kavga etme, yıkıcılık, yalan söyleme ve hırsızlık gibi davranışlarla başlar. Suç davranışlarının yanı sıra, yetişkinlikle rinde de borca girer veya sorumsuzca davranırlar; umursamaz bir şekilde veya dürtüsel hareket ederler ve davranışları ile ilgili bir pişmanlık göstermezler. Bu hastaların, 15 yaşlarından önceye rastlayan mülke zarar verme, ciddi kural ihlalleri veya insanlara ve hayvanlara karşı saldırganlık geçmişleri. O zamandan itibaren, pek çok durumda, yalan söyler, sahtekârlık yapar veya tutuklanmaya neden olacak davranışlarda bulunurlar takma isimler kullanırlar. Kavga etme veya başkalarına saldırma eğilimindedirler ve genellikle aktivitelerini planlayamaz ve dürtülerinin yönlendirmesini beklerler.

Sınırda (borderline) Kişilik Bozukluğu:

Bu dürtüsel kişiler, kendilerine zarar verecek davranışlarda bulunurlar (cinsel maceralar, bilinçsizce para harcama, aşırı madde kullanımı veya yemek yeme). Duygusal olarak tutarsız olan bu kişiler genellikle yoğun ve uygun olmayan bir kızgınlık gösterirler. Boşlukta ve sıkılmış hissederler ve çılgına dönmüş bir biçimde terk edilmekten kaçınırlar. Kim oldukları ile ilgili bir belirsizlik yaşarlar ve istikrarlı ilişkiler sürdüremezler. Bu hastalar sürekli bir duygu ve davranış krizinde yaşarlar. Genellikle boşlukta ve sıkılmış hissederler. Çarpık kimlik algısı kendilerini güçlü bir biçimde diğer insanlara bağlamalarına ve aynı insanları eşit bir coşkuyla reddetmelerine neden olur. Öte yandan, terk edilmekten çılgınca kaçınırlar. Söz konusu dürtüsellik kendilerine zarar vermelerine. kendilerini kesmelerine veya cinsel patavatsızlık, alışveriş çılgınlığı, tıkınırcasına yeme veya dikkatsizce araba kullanma gibi potansiyel olarak zarar verici başka davranışlarda bulunmalarına neden olabilir. Her ne kadar stres, kısa süreli disosiyasyon veya paranoyaya neden olsa da çabucak çözülür. Yoğun ve hızlı duygu değişimleri, uygun olmayan ve kontrol edilemeyen öfkeyle sonuçlanabilir.

Histriyonik Kişilik Bozukluğu:

Aşırı duygusal, belirsiz ve çaresiz bir biçimde dikkat çekmeye çalışan bu kişiler, çekicilikleriyle ilgili sürekli bir tatmine ihtiyaç duyarlar. Ben-merkezli ve cinsel açıdan tahrik edici olabilirler. Bu hastalar sadece spot ışıkları altında olmayı istemez, aynı zamanda ilgi odağı olmadıklarında mutsuz hissederler. Aktif olarak hem fiziksel görünümleriyle hem de yapmacık hareketleri ile dikkat çekerler. Konuşma tarzları aşırı duygusaldır fakat söyledikleri şeyler özgüllükten uzak ve belirsiz olma eğilimindedir. Duygularını ifade ederken de coşkulu ve heyecanlı olabilirler fakat bu durum aynı zamanda yüzeysel ve geçici olabilir. Önerilere fazlasıyla açık olan ve kolaylıkla etki altında kalan bu hastalar ilişkilerini, yakın olmasalar bile yakın olarak yorumlayabilirler hatta uygun olmayan bir şekilde akıl verici ve baştan çıkarıcı davranma boyutunda davranabilirler

Narsisistik Kişilik Bozukluğu :

Bu kişiler sadece kendilerine önem verirler, zihinleri genellikle kıskaçlık, başarı fantezileri ve kendi problemlerinin benzersizliği ile ilgi meşguldür. Kendilerini düşünmeleri ve merhamet yoksunlukları başkalarını kullanmalarına neden olabilir. Eleştiriyi kesinlikle reddederler ve sürekli dikkat çekmeye takdir etmeye ihtiyaç duyarlar. Bu hastalarda üstünlük duygusu ile beraber aşırı bir şekilde takdir alma ihtiyacı vardır. Bunu elde etmek için de kendi becerilerini ve başarılarını abartırlar. Zihinleri güzellik, zekâ, mükemmel aşk, güç veya sınırsız başarı fantezileriyle doludur ve sadece nadir bulunan statülerdeki insanlarla ve kurumlarla ilişki kurabilecek boyutta sıra dışı olduklarını düşünürler. Genelde kibirli ve kendini beğenmiş olan bu kişiler diğer insanların kendilerini kıskandıklarına inanırlar. Empatiden yoksun olmaları, kendi amaçlarına ulaşmak doğrultusunda diğer insanları sömürmelerini meşrulaştırmakta öncelikle kendi duygularını hedef alır.

C Kümesi Kişilik Bozuklukları

 C kümesi kişilik bozukluklarına sahip olan kişiler kaygılı, gergin ve genellikle aşırı kontrolcü olma eğilimindedir.

Çekingen Kişilik Bozukluğu:

Bu ürkek kişiler eleştirilerden kolayca incinip başka kişilerle ilişki kurmakta tereddüt ederler. Duygularını gösterip veya saçma şeyler söyleyip rezil olmaktan korkabilirler, Yakın arkadaşları yoktur ve alıştıkları rutinin dışında bir şeyler yapma riskini abartırlar. Bu hastalar sosyal olarak çekingendirler ve eleştirilere karşı aşırı hassastırlar. Aynı zamanda yetersiz hissederler. Kendilerini değersiz, çekici olmayan veya sakar hisseden bu kişiler yeni ilişkiler kurmakta isteksizdirler. Bu tür kişiler, alay edilmekten ve rezil olmaktan o kadar korkarlar ki sadece önceden kabul edileceklerini bildikleri kişilerle beraber olurlar. Diğer türlü, işte veya sosyal ortamlarda reddedilme veya eleştirilme endişeleri yeni arayışlara girmekten kaçınmalarına neden olur.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu:

Bu kişiler, yoğun bir biçimde başkalarının onayına ihtiyaç duyarlar ve bağımsız karar vermede ve bir işe başlamakta zorluk yaşarlar; hatta yanlış yaptığını bildikleri kişilerle bile tartışmayabilirler. Terk edilmekten korkar, yalnız kaldıklarında çaresiz hissederler ve ilişkileri bittiğinde ise çok kötü olurlar. Destekleyici ilişkilere ihtiyaç duymaları bu kişilerin davranışlarının yapışkan, itaat- kår olmasına ve ayrılıktan korku duymalarına neden olur. Onay alamama korkuları diğer kişilerin fikirlerine karşı çıkmalarını zorlaştırır; hatta destek kazanmak için, olumsuz işleri üstlenmeleri gibi sıra dışı adımlar atabilirler. Kendilerine az güvenmeleri projelere bağımsız olarak başlamalarını ve projeleri devam ettirmelerini engeller; aslında kendi hayatları ile ilgili temel konuların sorumluluğunu başkasının almasını isterler. Günlük kararlarını verebilmelerine karşın pek çok tavsiyeye ve onaya ihtiyaç duyarlar. Terk edilmek ile ilgili abartılı, gerçek dışı korkuları ve kendilerine bakamayacakları düşüncesi bu kişilerin yalnızken çaresiz ve rahatsız hissetmelerine yol açar; kaybettikleri yakın bir kişisel ilişkinin kaybının yerini umutsuzca doldurmak isterler.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu:

Mükemmeliyetçilik ve katılık bu kişilerin özelliklerindendir. Genellikle işkolik ve kararsızdırlar; aşırı evhamlı olma eğilimindedirler ve zihinleri ayrıntılarla meşguldür. Başkalarının da işlerini kendi yaptıkları gibi yapmalarını isterler. Duygularını ifade etmekte zorluk yaşarlar, fedakar değillerdir ve hatta artık ihtiyaçlarının olmadığı değersiz nesneleri atmayabilirler. Bu kişiler yoğun olarak kontrole, düzene ve mükemmeliyetçiliğe yoğunlaşırlar. Zihinleri, ayrıntılarla, organizasyonla ve bir aktivitenin kurallarıyla onun amacını unutacak kadar meşguldür. Katı ve inatçı olma eğilimindedirler ve belki de görevlerini tamamlamalarına müdahale edecek kadar mükemmeliyetçidirler. Etik, ahlak ve değerler konusunda aşırı titiz, katı ve evhamlı olabilirler. Bazıları işkoliktir; bazıları ise, diğer kişiler işlerini kendi istedikleri gibi yapmadıkları zaman çalışmazlar. Bazıları değersiz nesneleri biriktirir; bazıları ise hem kendilerine hem de diğer insanlara karşı cimridir.

Bilge, Y. (2014). Coolidge Eksen İki Envanteri Plus’ın Türkçe Adaptasyonu ve DSM-5’te Yer Alan Kişilik Bozukluklarının Davranışsal İnhibisyon ve Davranışsal Aktivasyon Sistemleriyle İlişkilerinin İncelenmesi, Basılmamış Doktora Tezi, İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

Marrıson, J. (2019). Kişilik bozuklukları. M. Şahi̇n (Ed.), Dsm-5 içinde (s. 528-564). Nobel.

Kayseride psikoloji alanında yaklaşık 20 yıldır hizmet veren PDR MERKEZİ

Kayseri ilinde sektörün her zaman öncüsü durumundadır..

Kayseri psikolog

 

WordPress Video Lightbox