+ 90 541 963 61 45       pdrmerkezi@pdrmerkezi.com      Pazartesi-Cumartesi: 10:00-18:00      Mevlana Mah. Şehit Ali Örnek Cad. No :14/B Talas / KAYSERİ    

Sizin için, Sizlerle...

MÜKEMMEL DEĞİL, MUTLU ANNE-BABALAR OLMAK

Bizden Haberler

MÜKEMMEL DEĞİL, MUTLU ANNE-BABALAR OLMAK
32

MÜKEMMEL DEĞİL, MUTLU ANNE-BABALAR OLMAK

MÜKEMMEL DEĞİL, MUTLU ANNE-BABALAR OLMAK

 

Anne-baba olmak yeterince zor. Kendi kendine yetemeyen bir çocuğun gereksinimlerini karşılamaya çalışmak, onu hayata hazırlamak, bir yetişkinin üstlenebileceği en ağır sorumluluk. Bir de çocukların o ele avuca sığmaz hallerini, taşkınlıklarını düşününce...İnsan sabır taşı olsa, çatlar. Bir bakarsınız, çocuk yetiştirme konusunda bildiğiniz, doğruluğuna inandığınız her şey bir anda uçup gitmiş. Birden kendinizi doğrulardan, güzelliklerden nasibini almamış, o anlayışsız, “kötü” anne-babalardan biri gibi hissedersiniz. Sonra gelsin vicdan muhasebeleri, sızlanmalar, kendini suçlamalar...

Anne-baba olmanın en zorlu yanlarından biri de, “yeterince iyi bir anne-baba mıyım” sorgulamasıdır. Muhtemelen, bu yazıyı okurken de alttan alta yaşadığınız bir sorgulamadır bu. Yoran, yıpratan, zaman zaman acı veren bir sorgulama...

İçinizi ferah tutun. “Mükemmel anne-babalık yoktur”, “Kendini mükemmel sanan anne-babalar vardır ama mükemmel anne-babalık yoktur” diyor uzmanlar. Pek çok anne-baba hata yapabilir ve çocuklarını terapiye göndermek zorunda kalabilir. Öyle ya, bir insana biçim vermek kolay şey mi! Değil elbette. Diğer mesleklerin deneme yanılmayı kaldırabildiği ancak anne-babalık mesleğinde deneme yanılmaların sonuçlarının çok ciddi olabileceğinden de söz eder uzmanlar.

Yeniden bir ağırlık mı çöktü üstünüze? Öyleyse yine uzmanların şu sözlerini düşünün. “İnancımız, mükemmel anne-babaların mükemmel çocuk yetiştirdikleri değil, mutlu anne-babaların mutlu çocuklar yetiştirdikleridir.”

Çocuk yetiştirme konusunda öğrenilenle yapılan arasındaki çelişki, öğrenilenin özümsenmemesine bağlı. Bu bir anlamda, insanın neyi niçin öğrendiğini çok iyi bilmesi demek. Bilgiye kendimizi yetersiz bulup suçlayarak, çocuğumuzla yeni sorunlar açsın diye değil, sorunları fark edebilmek için gereksinimimiz var. Çünkü farkındalık çözüme ulaştırmayı kolaylaştırıyor. Unutmayın, kendinizi suçlamakla geçirdiğiniz saatler çocuğunuzla geçirebileceğiniz mutlu dakikalardan çalınıyor. Bazen, bilgiyi olumlu bir maceraya akıtamamış, aşırı hassas anne- babalar olabiliyoruz, bildiğimiz pek çok şey sanki üstümüzde ağır bir yük oluşturuyor, mutluluk vermiyor. O derece hassaslaşıyoruz ki karşılaştığımız her duruma bir etiket yapıştırıp, bir sorun üretip onunla uğraşıyoruz. Aslında anne- babalar ortada bir sorun olduğunu düşündüklerinde bir terapiste başvurmalılar. Böylece, belki de sorun olduğu sanılan pek çok şeyin sorun olmadığı anlaşılacaktır.

Çocuğun gelişim sürecinde sorunlar yaşanması son derece doğal bir durum olmakla birlikte asıl önemli olan bu sorunların fark edilip fark edilmediğidir. Anne-babalar, işte bu noktada, sorunları fark etme noktasında uyanık olmalıdırlar.

Anlamak, çocuğuyla sağlıklı bir ilişki geliştirmek isteyen anne-babaların elindeki en büyük güçtür. Ancak bir de anlaşılma gereksinimi var. Anlaşılmak çocuklar kadar anne-babaların da hakkı. Anne-baba olarak yorgunluğunuzu, yalnız kalmak istediğinizi, bıkkınlık, kızgınlık duyduğunuzu dile getirebilmelisiniz. Herkesten önce kendinize. Bu yalnızca size değil, çocuklarınıza da iyi gelecektir. Çünkü çocuklar karşılarında yıkılmaz kayalardansa, kendileri gibi insanlar görmekten hoşnut olacaklardır. Anne-babanın çocukla kurabileceği en güzel ilişki biçimi, içtenliğe, sevgiye ve temel bir güven duygusuna dayanır. Bir kez bu duygu karşılıklı olarak oluştuktan sonra, yaşam herkes için daha kolay olacaktır. Dozajı iyi ayarlayarak çocuğunuza acınızı, kızgınlığınızı göstermekten kaçınmayın. Siz kendinizi ne kadar açık ve rahat ifade edebilirseniz, çocuğunuz da aynı beceriyi o ölçüde kazanacaktır.

Peki, hedef mükemmel değil, mutlu anne-babalar olmak ise, bu nasıl sağlanır? Herkes için geçerli, hap gibi öneriler sunmak mümkün değil elbette... Ancak bu yolda gösterebileceğimiz bazı çabalar var. Her şeyden önce içgüdüsel yanımızı, bir başka deyişle içimizdeki çocuğu keşfetmeli ve zaman zaman serbest bırakabilmeliyiz. Anne-babalığı, fizyolojik anne-babalıktan çıkarmalı, kuralları aktarmak gibi kabul etmemeliyiz. Anne- babalık çocuğumuzu sürekli izleyip, sorun aramak, her şeyi ona göre düzenlemek, dünyayı onun etrafında döndürmeye çalışmak değil, yaşamın her türlü yönünü tanımasına izin vermek cesaretini gösterebilmektir. Kaygılardan arınıp, doğal bir biçimde çocuklarla oynayabilmek, paylaşabilmek, bundan zevk alabilmektir...

Çocuklarınızla böyle zevkli, mutlu yaşantılarınızın çok olması dileğiyle....

 


Etiketler: Anne Baba Mükemmel Gelişim Çocuklar Psikolji Kayseri PDR

PDR Merkezi

Sosyal Medya