+ 90 541 963 61 45       pdrmerkezi@pdrmerkezi.com      Pazartesi-Cumartesi: 10:00-18:00      Mevlana Mah. Şehit Ali Örnek Cad. No :14/B Talas / KAYSERİ    

Sizin için, Sizlerle...

DUYGUSAL GELİŞİM

Bizden Haberler

DUYGUSAL GELİŞİM
37

DUYGUSAL GELİŞİM

DUYGUSAL GELİŞİM

Ergenlik Çağı Duyguları
· Buluğ çağından başlayarak ergenin duygularının yoğunluğunda artma olur. Artan bu duygu yoğunluğu, ergenin davranışlarına coşkulu tepkiler (bazen şiir, hikaye yazma, günlük tutma) olarak yansır.
· Artan duygulanımla birlikte duygularda istikrarsızlık göze çarpar. Ergenin aynı olaya bir gün ara ile gösterdiği tepkiler farklı olabilir. Genç, neşeli ve mutlu iken, çok kısa bir sürede tamamen farklı bir hale gelebilir.
· Hayal kurma bu dönemde artar. Hayallerin konusu geleceğe yönelik tasarımlar olabileceği gibi gerçekleşmesini istediği bir arzusu da olabilir.
· Kendisiyle baş başa, yalnız kalma isteği bu çağdaki kız ve erkeklerde görülen genel bir durumdur. · Ergenlerin sevgi ve aşk gibi duyguları artmakla birlikte, bu konuda aşırılıklar gözlenebilir. Bir gün çok beğenip, göklere çıkardığı bir şey kısa bir süre sonra ergenin gözünde sönükleşebilir.
· Ergenlik çağında kaygılarda bir artış gözlenir. Bu çağda en çok görülen kaygılar ise şunlardır: o Bedensel görünüşle ilgili kaygılar. o Gelecek ile ilgili kaygılar. (Özellikle okul ve meslek seçimiyle ilgilidir. Üniversite sınavı bunların en önemlisidir) o Kendine olan güvensizlikten kaynaklanan sosyal kaygılar (topluluk karşısında konuşmaktan utanma, çabuk heyecanlanma, kızarma şeklinde) gözlenebilir.
· Aile ve arkadaş çevresiyle iletişimdeki olumsuzluklardan kaynaklanan kaygılar.

Ergenlik Dönemi Davranışları ve Ebeveyn Tepkisi
· Bebeklik çağında büyümeleri anne-baba tarafından dört gözle beklenen çocuklar, ergenlik çağına geldiklerinde “keşke hep bebek kalsalardı” dedirtecek hale gelebilirler. Belki haklı olan bu tepkilerin verilmesinin nedeni, anne-babaların çocuklarının bu çağdaki davranışları hakkında bilgisiz olmalarıdır. Anne babalar da bu dönemde huzursuzdur, çünkü; her şeyin yoluna gireceğini sandıkları bir dönemde birden bire ortaya çıkan huysuzluklara, nedensiz öfke patlamalarına anlam veremezler.Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen, en ılımlı uyarılara sert karşılık veren genç karşısında, soğukkanlı olmak gerçekten güçtür.
· Gence verilen öğütler, iyi niyetli sözler geri teper, böylece bir süre sonra iletişim kopar. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi, anne-babayı çileden çıkarır. “Bu evde yaşanmaz” diyerek kapıyı çarpıp çıkan genç, bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi eve dönebilir. Ertesi gün sınavı varken az önce ayrıldığı arkadaşıyla telefonla uzun süre konuşur, sınavı hatırlatılınca “Ben çocuk muyum, ne yaptığımı biliyorum” diyebilir.
· Bu çağda genç, ana-babaya ters gelecek sözleri seçmede ustalaşmıştır, onları eleştiri fırsatını hiç kaçırmaz, insanı deli edecek sözleri çok rahat söyler. “Okuyup da ne olacağım, futbolcular babamdan çok kazanıyor” deyiverir. Anne-babanın savundukları şeylerin tam tersini savunur, onlarla tartışmaya girmekten çekinmez. Sözgelimi babasının siyasi görüşünün tam tersini savunur; tutmadığı partiyi tutar görünür, sevmediği politikacıları göklere çıkarır, toplumu birden düzene koyacak reçeteler üretir. Sonunda baba dayanamaz; “Sen düzeni değiştireceğine, önce otur da derslerini düzene koy” der. Ama aslında gencin istediği de budur, yani baba yenik düşmüştür, çünkü gencin istediği ailesinden farklı ve bağımsız fikirlerinin olabileceğini ispatlamaktır.
· Ergenlik çağına gelen gencin gözünde anne-baba eski gizemini yitirmiştir. çocukluğunda çok üstün ve güçlü varlıklar olarak gördüğü anne-babasına artık gerçekçi bir gözle bakar. Hatta kendi kimliğini, kişiliğini bulduğunu sanan genç,
· Motivasyon, insanın istek ve ihtiyaçlarının farkına varması ve bunları gerçekleştirmek için harekete geçmesidir.
· Motivasyonu olumlu ya da olumsuz etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlardan biri ailedir. Aile, farkında olarak ya da olmayarak, gencin motivasyon düzeyini etkiler. Bu etkileme olumlu yönde olabildiği gibi zaman zaman da olumsuz yönde olabilir. Tabii ki hiçbir anne baba, bu kadar önemli bir dönemde çocuğunun motivasyonunu olumsuz etkilemek istemez. Ancak gencin iyiliği adına yapılan bazı davranışlar ya da söylenen bazı sözler onu olumsuz etkileyebilir; motivasyonunu düşürüp, kaygı düzeyini yükseltebilir. Bu da gencin kaygılı, mutsuz ve verimsiz bir hazırlık süreci geçirmesine neden olur. Eminiz ki hiçbir anne baba çocuğuna böyle bir zarar vermek istemez.
· Bunu ispatlamak için anne-babasını, yakın çevresini sürekli eleştirir, onları küçümser ve alabildiğine bağımsız olmak ister.
· Anne-babalar işte böyle bir tablo ile karşı karşıyadırlar. çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği hakkında kafası karışmış ebeveyn için, bu konuda yapılacak yardım ve bilgilendirmeler sağlıklı bir iletişim ve huzurlu bir aile ortamı için büyük önem taşımaktadır.

 


Etiketler: Duygular Ergenlik Aile Arkadaş Çevre Gelişim Psikolji Kayseri PDR

PDR Merkezi

Sosyal Medya