+ 90 541 963 61 45       pdrmerkezi@pdrmerkezi.com      Pazartesi-Cumartesi: 10:00-18:00      Mevlana Mah. Şehit Ali Örnek Cad. No :14/B Talas / KAYSERİ    

Sizin için, Sizlerle...

ÇOCUĞUN CİNSEL GELİŞİMİNDE REHBERLİK

Bizden Haberler

ÇOCUĞUN CİNSEL GELİŞİMİNDE REHBERLİK
35

ÇOCUĞUN CİNSEL GELİŞİMİNDE REHBERLİK

ÇOCUĞUN CİNSEL GELİŞİMİNDE REHBERLİK

 
Çocuklar,bebekliklerinden itibaren bedenleriyle fazla ilgilenirler. Bebek el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek kadar büyüyünce kazara cinsel organına dokunabilir ve bundan haz duyduğunun farkına varır. Bu haz verici duyguyu yeniden yaşamak istemesi çok doğal ve insana özgü olduğundan,bebek yeniden cinsel organına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler penislerini çekiştirirler; fakat kız bebekler cinsel organlarının gizli olması nedeniyle dokunmakta daha güçlü çekerler. Bu nedenle kız bebeklerde cinsel organlarına dokunma daha az görülür. Bazı anne babalar bu erken cinsel ilgiden rahatsız olur ve bunun anormal olduğundan endişelenirler Oysa bebeklerin bu davranışı tümüyle doğal,normal ve sağlıklıdır. Cinsel eğitim bu noktada başlar.
Günümüzde halen daha cinsel eğitimin yararları tartışılmaktadır. Ancak çocuğa cinsel bilgi verilmeli mi, veya verilmemeli mi?sorusu söz konusu değildir. Sorulması gereken,cinsel eğitimin gerçekle mi,yalanla mı,fantezilerle mi,yarı gerçekle mi?olacağıdır.
 
Çocuğun cinsel eğitimi konusu,özellikle ülkemizde ele alınmamış ve aydınlığa kavuşmamış bir konudur. Bu konuya günümüze kadar adeta tabu(yasak)gözüyle bakılmış ve gerek eğitimciler gerekse anne babalar çocuklarına nasıl bir yaklaşım içinde olacaklarını bilememişlerdir Son derece önemli ve hassas olan bu konuda anne baba veya eğitimci tarafından yapılabilecek bir hatanın gelecekte bazı duygusal yaralara davranış bozukluklarına yol açacağı gerçeği akıldan çıkarılmamalıdır. Önemli olduğu kadar,böylesine yabancı olduğumuz bu alanda öncelikle anne baba ve öğretmenlere çocukta cinsel gelişim ve eğitim hakkında bilgi verilmesi gerekmektedir. Eğer çocuk doğum,cinsiyet farkı, anne babanın rolü gibi konuları,anne babasından öğrenemezse başka kaynaklardan cevap aramaya başlayacaktır. 0 zaman sonuç hiç de istenildiği gibi olmayabilir.
 
Çocuğun meraklarını yetkili bir kişi karşılamazsa,ortaya çıkacak sorunları bütünüyle çözebileceğimizi söyleyemeyiz. Günümüzde sadece orta yaşa yaklaşmış kişiler değil,genç anne babaların pek Çoğu da cinsel bilgilerin sır olarak saklandığı bir ortamda yetişmiştir. Kendi anne babaları da onlara ne doğum olayı, ne de anne babanın çocukların oluşmasıyla ilgili rolü konusunda bir şey söylemişlerdir.
 
Çocukların cinsellikle ilgili sordukları sorulara eksik ya da kaçamak cevaplar vermek neredeyse bir gelenektir. Bazen de bu cevaplar iyi niyetle ama beceriksizcedir. Nasıl doğduğunu soran küçük kıza annesinin,bir çocuğu olduğu zaman duyduğu sevinç yerine çektiği korkunç sancıları anlatması gibi. Leyleğin getirdiği, kapının önünde bulunduğu lahanadan çıktığı, dereden tutulduğu ,doktordan ya da çingenelerden alındığı masalları da halen yaygındır. Bu tür sorular karşısında yetişkinin mimikleri, ses tonu, kelimeleri seçimi,bedenin gerginliği ya da gevşekliği ve çocuğu istekli veya isteksiz biçimde dinlemesi,sorularına dürüstçe cevaplaması,çocuğa anne babasının duyguları hakkında fikir verir.
 
Çocuğa,nereden geldiği konusunda bilgi verme yasağı bazen de susarak gösterilir. Bu yasak o kadar ağırdır ki,çocuk soru sormaması gerektiğini bilinçsizce hissedebilir. Sorusuna cevap aldığı zamanlarda anne babanın konuşma biçimleri,esrarlı ses tonlarıyla kendilerini anlatmakta serbest olmadıklarını ortaya koyar. Bu tavır çocuklarca “bununla ilgilenmek yasaktır!”diye anlaşılır. Bu da çocukların meraklarını iki kat daha arttırır,araştırmalarını derinleştirir. Ama ne yazık ki yapılanlar hep bir hata duygusuyla karışır.
 
Cinsel bilgi konusunda yardımsız olan çocuk,sonuçta doyumsuz bir merak edınır ve suçluluk duygusuyla yüklenir. En kötüsü de cinsel olayların pek güzel bir şey olmadığı,bu yüzden ilgilenilmemesi sonucuna varır. Sonuçta,konunun yasak,pis yada günah olduğu inancı yerleşir. Bilinç altına itilen bu inanış,bir çok yetişkin insanın hayatını etkiler. Çünkü böyle bir yasak ortamında hata ve utanç kavramlarıyla gelişen cinsel hayat,meraklar ve normal ihtiyaçlar,kişinin ilerde kuracağı evlilikte sağlıklı,mutlu ve güzel bir yaşantıyı sağlamaz.
 
Cinsel olaylardan hiç söz etmemek,çocuğa bu duyguları daha da çok bastırması gerektiği izlenimi verir. Cinsellik tabu durumuna gelir,giderek düşünme bile yasaklanır. Çocuk böylece susar,soru sormaktan vazgeçer ve görünüşte bu konulara ilgi göstermez. Ancak içinden kendi kendine bu tür soruları sorup durur. Bu durumda en büyük tehlike bu soruları daha bilgi bir arkadaşının cevaplamasıdır. Bu cevaplar,önce çocuğun anne babasına olan güvenini kaybettirir,ardından çocukta saplantılara yol açabilir.
 
 


Etiketler: Gelişim Cinsellik Rehberlik Sağlık Psikoloji Kayseri PDR

PDR Merkezi

Sosyal Medya